Anasayfa Haberler Sanatçılar Hakkımızda İletişim
Anasayfa HakkımızdaHizmetlerSanatçılarİletişim

Varlık Yoluyla Mekanı Deneyimlemek

31 Mar 2026 — Hot Magenta 6 dk okuma
Varlık Yoluyla Mekanı Deneyimlemek

Kat Brandy,

Güney Koreli sanatçı Kimsooja‘nın çalışmaları, yeni mekanlar hayal etmek yerine mevcut olanlara ışık ve hatta bir iyimserlik katarak, dünyayı var olduğu haliyle algılayışımızı değiştiriyor.

Son otuz yıl boyunca sanatçı, performans ile mekana özgü (site-specific) yerleştirme sanatı arasında gidip gelen bir külliyat geliştirdi. Bu farklı formatlar arasında tutarlı bir yaklaşımı her daim koruyor: Mevcut ortamlarla çalışarak, onların dinginlik ve ışık aracılığıyla nasıl algılandığını yeniden düzenliyor.

Sanatçının mekana özgü çalışmaları, Venedik Bienali‘nden Bourse de Commerce‘e kadar pek çok önemli bağlamda yer bulurken; yeraltı galerilerine ve uçsuz bucaksız çöllere kadar da uzandı. Çalışmaları, mekanı yeniden tasarlanacak bir şeyden ziyade, yeniden ayarlanabilen (recalibrated) bir unsur olarak ele alan özgün bir düşünme biçimi şekillendirdi.

Şehri Dönüştüren Bir Beden

Kimsooja’nın 1990’ların sonunda başladığı ve uzun soluklu bir seri olan A Needle Woman (İğne Kadın), bu yaklaşım için net bir başlangıç noktasıdır. Tokyo, Mexico City, Delhi ve Şanghay gibi şehirlerde sanatçı, yayalar etrafından akıp giderken sırtı kameraya dönük şekilde hareketsizce durur. Bu eylem oldukça minimal olsa da mekânın okunuşunu değiştirir. Sokağın yoğunluğu daha belirgin hale gelir ve sabit bir beden karşısında hareket kalıpları odak noktasına yerleşir.

Kendisini kumaşa giren bir iğne, şehri ise bir hareket alanı olarak tanımlar. Bu metafor, fiziksel deneyime dayalı kalmaya devam eder. Kalabalık bir sokakta hareketsiz durmak, hem izleyici hem de yoldan geçenler için algıyı değiştiren somut bir eylemdir. Bu çalışma, kamusal alanın yeniden tasarlanmadan nasıl tekrar deneyimlenebileceğini test eder. Davranıştaki küçük bir değişikliğin bile bir şehrin nasıl anlaşıldığını yeniden ayarlayabileceğini (recalibrate) öne sürer.

Işık Yoluyla İyimserlik Getirmek

Kimsooja, bu yaklaşımı mimari mekâna, iç mekânları dönüştürmek için difraksiyon (ışık kırınımı) filmi ve doğal ışık kullandığı To Breathe (Nefes Almak) gibi serileriyle taşır. Pencereler ve yüzeyler, ışığı değişken renklere ayrıştıran yarı saydam bir malzeme ile kaplanır. Ziyaretçiler mekân içinde hareket ettikçe, gün boyunca değişen yoğunluk ve tonlarla birlikte ortam da incelikli bir şekilde başkalaşır.

Değiştirilmemiş binanın atmosferi canlanırken, yapılan müdahale hassas ve ölçülüdür. Odaklanılacak merkezi bir nesne yoktur; sadece harekete ve zamana tepki veren bir ışık alanı vardır. Bu zarif çalışma, mimariyi inşa yoluyla değil, algı yoluyla ayarlanabilen bir yapı olarak yeniden tanımlar. Ütopya üzerine bir tartışma çerçevesinde bu eser; ortamların, asgari araçlarla farkındalığı ve ortak deneyimi destekleyecek şekilde yeniden düzenlenebileceğini (recalibrated) savunur.

Kimsooja, ‘To Breathe,’ Galeries Lafayette Paris Haussmann, 2022, courtesy Kimsooja Studio

Mevcut Yapılar İçinde Çalışmak

Bu yöntem, Kopenhag’daki Cisternerne‘de (eskiden bir yeraltı su sarnıcı olan, karanlık, su ve beton sütun dizileriyle tanımlanan mekan) sergilenen Weaving the Light (Işığı Dokumak) çalışmasında daha da belirginleşir. Kimsooja, difraksiyon filmiyle kaplanmış şeffaf paneller yerleştirerek ışığın içeri girmesine ve yüzeylere dağılmasına olanak tanır. Yansımalar su ve duvarlar üzerinde yer değiştirirken, mekânda hareket eden ziyaretçiler de bu değişen ışık alanının bir parçası haline gelir.

Sarnıcın yapısına dokunulmaz. Değişen şey, mekanın nasıl algılandığı ve orada nasıl var olunduğudur. Çalışma; ses, nem ve hareket farkındalığını artırarak halihazırda mevcut olan koşullara dikkat çeker. Bu, net bir mekânsal test işlevi görür: Sabit bir çevrenin, ışık ve zamanı işin içine katan asgari bir sistemle nasıl dönüştürülebileceğini bir kez daha kanıtlar.

Kimsooja, Weaving the Light at Cisternerne, Copenhagen, image © Torben Eskerod

Manzaraya Yayılmak

Kimsooja, Desert X 2025 için tasarladığı To Breathe — Coachella Valley (Nefes Almak — Coachella Vadisi) çalışmasında, aynı yaklaşımı manzara ölçeğine uygular. Difraksiyon filmiyle sarmalanmış, sarmal formdaki cam bir yapı; güneş ışığına ve değişen atmosferik koşullara açık bir şekilde çölün ortasında yer alır. Işık yüzeyden geçerken renklere ayrışır, çevredeki araziyi boyar ve ufkun algılanışını değiştirir.

Burada ne çölü yeniden şekillendirme ne de istilacı bir yapı inşa etme çabası vardır. Bunun yerine çalışma, güneşin hareketine ve izleyicinin konumuna tepki veren hafif bir sistem oluşturur. Renklerin ve yansımaların gerçek zamanlı olarak belirmesi ve kaybolmasıyla, manzara deneyimi gün boyunca farklılaşır. Bu durum, sanatçının yöntemini kapalı mekanın ötesine taşıyarak; aynı ilkelerin geniş bir bölge ölçeğinde de işleyebileceğini gösterir.

Desert X 2025 installation view of Kimsooja, To Breathe – Coachella Valley, image © Lance Gerber

Bağlamlar Arası Hareket Eden Bir Yöntem

Kimsooja, tüm bu projeler boyunca, birbirinden çok farklı koşullarda çalışırken tutarlı bir yaklaşımı sürdürür. Şehir sokakları, iç mekânlar, yer altı sarnıçları ve açık çöl manzaraları; yerini başka bir şeye bırakacak alanlar olarak değil, ayarlanacak (adjustment) alanlar olarak ele alınır. Her bağlam yeni değişkenler sunarken, kullanılan yöntem sabit kalır.

Bu süreklilik, sanatçının çalışmasının bir yöntem olarak “ütopya” ile nasıl örtüştüğünün merkezinde yer alır. Tek bir ideal ortam önermek yerine, farklı konumlara uygulanabilecek bir çalışma biçimi geliştirir. Her proje bir öncekinin üzerine inşa edilir ve test edilebilecek olanın sınırlarını genişletir. Değişim; tekrarlama, varyasyon ve mevcut koşullara gösterilen dikkat aracılığıyla ortaya çıkar.

Kimsooja, To Breathe — Constellation, 2024, image courtesy Pinault Collection

Hot Magenta için designboom magazine’den çevirdiğimiz makalenin İngilize aslına buradan erişebilirsiniz.

Görseller designboom’dan alınmıştır.

İlgili Yazılar