Suudi Arabistan’ın 1,5 trilyon dolarlık bütçesiyle dünyanın en iddialı şehircilik hamlesi olarak tanıtılan NEOM, 2026 yılının Mart ayı itibarıyla tarihinin en büyük stratejik krizlerinden birini yaşıyor. Başlangıçta bilim kurgu filmlerini andıran “geleceğin dünyası” vaadiyle yola çıkan proje, bugün maliyet artışları, jeopolitik gerilimler ve gerçekçi olmayan takvimler nedeniyle ciddi bir küçülme süreciyle karşı karşıya.

Geçtiğimiz günlerde İtalyan inşaat devi Webuild, NEOM yönetimiyle olan 4,7 milyar dolarlık sözleşmesinin “karşılıklı kolaylık” maddesi uyarınca feshedildiğini duyurdu. Sözleşme, NEOM’un dağ kayak merkezi olan Trojena’da inşa edilecek üç dev barajı ve “The Bow” (Yay) adı verilen ikonik mimari yapıyı kapsıyordu. İşin %30’u tamamlanmış olmasına rağmen gelen bu iptal kararı, sektörde şok etkisi yarattı.
Hemen ardından Malezyalı çelik üreticisi Eversendai de Trojena Kayak Köyü için imzaladığı yapısal çelik sözleşmesinin durdurulduğunu açıkladı. Benzer şekilde, projenin amiral gemisi olan The Line’daki tünel çalışmaları için Hyundai ve Samsung gibi devlerle yapılan bazı anlaşmaların da askıya alındığı veya kapsamının daraltıldığı bildiriliyor.
Bu iptallerin neden bu kadar büyük yankı uyandırdığını anlamak için NEOM’un ne olduğunu hatırlamak gerekiyor. Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman’ın “Vizyon 2030” planının kalbinde yer alan NEOM, Belçika büyüklüğünde bir alana yayılan, kendi yasaları olan yarı özerk bir bölge projesidir. Proje dört ana bölümden oluşuyor:

Başlangıçta 2030 yılına kadar The Line’da 1,5 milyon insanın yaşaması planlanırken, revize edilen yeni raporlar bu sayının 300 binin altına, şehrin uzunluğunun ise sadece 2,4 kilometreye çekildiğini gösteriyor. Bu devasa geri adımın arkasında üç temel faktör var:
NEOM yönetimi bu iptalleri bir “başarısızlık” olarak değil, projeyi daha verimli ve sürdürülebilir kılmak adına yapılan bir “önceliklendirme” (phasing) olarak tanımlıyor. Ancak sahadaki gerçeklik, dünyanın en büyük şantiyesinin artık çok daha yavaş ve çok daha mütevazı bir tempoda ilerlediğini kanıtlıyor. 2029’da Trojena’da kayak yapılıp yapılamayacağı ya da The Line’ın aynalı duvarlarının 170 kilometreye ulaşıp ulaşmayacağı artık büyük bir soru işareti.
Görseller Dezeen’den alınmıştır.